Biography / Contemporary Istanbul 2008

 

 

ÖZGÜN BİR BEDEN ESTETİĞİ KURMAK

Ümit Gezgin

 

 

Resim görsel anlamı derinleştirmek, giderek ona yeni bir biçim vermek üzerine kuruludur. Bu günümüzde özellikle böyledir. Taklidin üstüne geçmiştir artık resim. Kavramla birlikte gelişen ve kendine özgü dinamikleri olan, adeta görsel bir filozofi noktasına gelmiştir.

 

 O, görsel bir filozofi noktasına gelirken, bunu kendi özgün estetiğini de kurgulayarak yapar. Resim, zıt bileşkelerin çoğu kere sanatçının bile tam anlayamadığı bir şekilde bir araya gelmesiyle oluşur. Ünlü estetik filozofu Taine, "Sanat eserini anlamak için, onun meydana getiriliş koşullarını da anlamalıyız" der. Evet, sanat eseri kendine özgü koşullar içinde doğar ve gelişir. Her sanatçı, kendine özgü koşullar içinde kimliğini ve kişiliğini var eder. Sanat eseri ve sanatçı ilişkisi de bu koşulların içinde diyalektik bir süreç yaratımı olarak ortaya çıkar. Bazen sanat eseri sanatçıyı yönlendirir, kendine özgü yapısıyla ona biçim verir, bazen de sanatçı sanat eserini oluşturan bütün koşulları, bütün unsurları hiçbir sürprize neden olmayacak şekilde forma sokar.

 

 Sonuçta bu "yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan" ilişkisine benzer bir olgudur ve her ikisi de doğrudur. Kendi özgün estetiğini oluşturabilmek için ayrıcalıklı bir mücadele içine girmek zorunda olan sanatçı, hangi yollardan doğruyu bulacağını hayatı boyunca da tam bilemeyebilir. Ama, kendi özgünlüğünü, kendi iç coğrafyası içindeki gerçekleri anlayarak keşfedebileceğini, sezgisel olarak kavrar.

 

 Her sanatçının kendine özgü yapısı, yönelimi ve sanatsal kriterleri vardır. Sanatçı Reyhan Göksel’in de kriterleri, yoğun, uzun soluklu çalışma temposu, araştırmacı kişiliği içinde gizli. Merak eden bilinci, estetikle kuşanabilen resim açılımı, onu "bedenlerin ritmi"ne, bedenleşen estetik formülasyona ve bir beden estetiği kurmasına yöneltmiş. Onun resminde çoğul kadın bedenleri, bir estetik imi oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda amorf bir kalıp halinde, çoktan seçmeli bir algı bilmecesine ve giderek de kalıcı bir özgünlüğe taşınıyor.

 

 Boyayı bilinçle kotarıyor sanatçı. Sabrın uzun soluklu çabası, estetikten taviz vermeyen yapısıyla bütünleşiyor; akıl süzgecinden geçen plastik değerler, onda giderek tablonun mimari formuna dönüşüyor. Bu mimari bedenlerle kuşanmış bir mimari; dahası bedenin kendisi bir mimari estetik yapıya dönüşmüş, dönüştürülmüş.

  

Malzeme, özgün kullanımın içinde belli bir kıvama taşınırken, ön eskizleri yapılmış çoğul kadın bedenleri, çıplaklıklarından soyunmuş çıplak olarak, erotik olmanın ötesinde yalın bir düşünselliği, bir tasarım realitesini oluşturarak tuval yüzeyine geçirilmiş. Duru, net algılanan bir yapı bütünlüğü var aslında Reyhan Göksel'in resminde; netlik yaklaşım biçimiyle de ilgili. Karmaşık olmaktan uzak, yalınlığın metaforik iç anlamlarını doğal bir seleksiyon boyutuyla oluşturuyor sanatçı. Bu da özgünlük kattığı, getirdiği kadar onun sanatına, asalet de kuşattırıyor. Evet, bir "beden asaleti", kadın bedenlerinin çıplaklığında oluşmuş, estetiğin ve yumuşaklığın mesafeden arınmış görselliği var onun resimlerinde. Bu da onun resmini sahici, kabul edilir ve saygı uyandırır bir gerçekliğe büründürüyor.

  

İlk bakışın getirdiği anlam katmanında soyut duran bu bütün resimler, mesafeyle, zaman ve mekanla da ilgili görsel algılamaya sahip. Bu yüzden de değişen bir anlam, evet, görsel anlam öbeğine kavuşuyorlar. Aslında kendilerini öyle konuşlandırıyorlar.

 

 Sanat artık görüleni yansıtmak değil, görsel olana düşünsel bir estetik boyut eklemek; onu kendi bağlamı içinde olduğu kadar, o bağlamından soyutlayarak da değerlendirebilmek. Ve işin en önemlisi, tüm bunları "özgün" noktada yapabilmek. Reyhan Göksel, kendi resmini bu tanımlar üzerine kurmuş. Arayışçı kişiliği, uzun soluklu büyük çabayla birleşirken, yaratıcı kişiliğiyle de harmanlanıp özgün bir estetik bileşkeye dönüşmüş. Bu özgün estetik bileşke ileriki zamanlarda kendi içinde sürprizlere de açık bir yapı boyutunda ilerleyebilir. Çünkü sanatçı, sanat için gerekli olan temel bir noktayı da sindirmiş görünüyor: Değişim ve dönüşüme açık, uzun soluklu bir gelişim gerçekliği.